Advert
Advert

Çekim Yasası Nedir? Gerçekten İşe Yarıyor mu, Yoksa Bir Yanılsama mı?

Çekim yasası gerçekten hayatı değiştirir mi, yoksa sadece düşünce ve davranışlarımızın sonucu mu? Bu yazıda meseleyi masaya yatırıyorum.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Çekim Yasası Nedir? Gerçekten İşe Yarıyor mu, Yoksa Bir Yanılsama mı?

Arkadaşlar, dostlar ve dahi Romalılar merhaba…

Bugün “Merak ediyorum” köşesinde yıllardır kulaktan kulağa dolaşan, kimine göre hayat kurtaran, kimine göre şehir efsanesi olan bir meseleyi masaya yatırıyoruz: Çekim yasası nedir, gerçekten işe yarar mı?
Hani şu “istersen olur”, “evrene mesaj gönder”, “olumlu düşün, evren sana versin” cümleleriyle hayatımıza sızan mevzu.

Gel bir çay koy, otur. Bu yazıda ne kişisel gelişimci gibi pembe gözlük takacağız, ne de “hepsi saçmalık” deyip masayı devireceğiz. Mantıkla, deneyimle, biraz bilimle, biraz da hayatın içinden konuşacağız.


Çekim yasası nedir?

En sade haliyle anlatayım: Çekim yasası, düşüncelerinin, inançlarının ve duygularının hayatına benzer olayları çektiğini savunan bir yaklaşımdır.
Yani sen neye odaklanırsan, bilinçli ya da bilinçsiz olarak onu çoğaltırsın denir.

Olumluya odaklanırsan olumlu gelir,
korkuya odaklanırsan korku büyür,
yoksunluk hissiyle yaşarsan yoksunluk devam eder.

Kulağa basit geliyor değil mi? Zaten bu kadar yayılmasının sebebi de bu basitlik.


Bu iş nereden çıktı?

Çekim yasası yeni bir şey değil. Modern adıyla son 20–30 yılda patladı ama kökleri çok eski.

  • Antik Yunan’da “benzer benzeri çeker” düşüncesi var

  • Doğu felsefelerinde niyet, farkındalık ve zihin eğitimi var

  • Tasavvufta “niyet hayr, akıbet hayr” anlayışı var

Ama modern çağda bu iş 2006’da çıkan “The Secret” kitabı ile tavan yaptı. Herkes bir anda evrene sipariş vermeye başladı. Ferrari isteyenler, aşk isteyenler, para isteyenler…

Sonra ne oldu?
Bazıları “hayatım değişti” dedi,
bazıları “hiçbir şey olmadı” dedi.

İşte asıl mesele burada başlıyor.


Çekim yasası gerçekten işe yarıyor mu?

Şimdi dürüst olalım:
Çekim yasası sihirli bir değnek değildir.
Koltuğa uzanıp “ben zenginim” deyince kapıdan servet girmez.

Ama “tamamen saçmalık” demek de haksızlık olur.

Neden mi?

Çünkü bu işin içinde psikoloji, odak, algı, davranış değişimi ve alışkanlık var.


Beynin bu işteki rolü

İnsan beyni her saniye milyonlarca uyaranla karşı karşıya. Ama hepsini algılayamaz.
Beyin ne yapar? Odaklandığını seçer.

Bir araba almak istediğinde her yerde o arabayı görmeye başlaman gibi.
Aslında arabalar hep vardı ama senin radarın kapalıydı.

Çekim yasasının “çalışıyor gibi” görünmesinin temel nedeni burada yatıyor:

  • Odak değişir

  • Algı değişir

  • Davranış değişir

  • Sonuç değişir

Evren değil belki ama sen değişirsin.


Olumlu düşünce meselesi

Şunu net söyleyeyim:
Sürekli olumlu düşünmek zorunda değilsin.
İnsan sinirlenir, üzülür, yorulur, küfreder. Normal.

Ama sürekli olarak:

  • “Ben şanssızım”

  • “Bana bir şey olmaz”

  • “Zaten başaramam”

diyen bir zihin, farkında olmadan kendi ayağına çelme takar.

Bu çekim yasası değil, öz sabotajdır.


Peki insanlar neden “işe yaradı” diyor?

Çünkü bazı şeyler gerçekten değişiyor:

  1. Hedef netleşiyor
    Ne istediğini bilmeyen insan hiçbir yere gidemez.

  2. Odak artıyor
    Dikkatini dağıtan şeyler azalıyor.

  3. Davranışlar değişiyor
    Farkında olmadan fırsatlara daha açık oluyorsun.

  4. Cesaret artıyor
    “Olabilir” düşüncesi insanı harekete geçiriyor.

Bunların hepsi gerçek. Ama bunları “evren yaptı” diye paketleyince iş mistikleşiyor.


En büyük yanılgı: Sadece istemek yeter sanmak

Çekim yasasının en tehlikeli tarafı burası.

  • Emek yok

  • Plan yok

  • Disiplin yok
    Ama beklenti var.

Bu noktada çekim yasası tembelliğin bahanesi oluyor.

Gerçek hayatta işler böyle yürümez.
İstemek, başlangıçtır, sonuç değil.


Bilim bu konuya ne diyor?

Bilim “evren sana para gönderir” demez.
Ama şunları söyler:

  • Düşünce davranışı etkiler

  • Davranış sonuç üretir

  • Alışkanlıklar kader gibi çalışır

Yani bilim, çekim yasasının mistik kısmını değil, psikolojik kısmını destekler.


Çekim yasası ne zaman işe yarar?

Şimdi burası önemli. Not al.

Çekim yasası şuralarda işe yarar gibi görünür:

  • Net hedefin varsa

  • Gerçekçiysen

  • Davranışlarını değiştiriyorsan

  • Sürece sabırlıysan

Şuralarda hiç işe yaramaz:

  • Sadece hayal kuruyorsan

  • Hiçbir şey yapmıyorsan

  • Başkasının hayatını istiyorsan

  • Kısa yoldan mucize bekliyorsan


Günlük hayatta nasıl uygulanır?

“Evrene mesaj gönderme” kısmını bir kenara bırakalım. Daha ayakları yere basan bir yol söyleyeyim:

  • Ne istediğini yaz

  • Neden istediğini yaz

  • Günlük küçük adımlar belirle

  • Kendini sabote eden cümleleri fark et

  • Süreçte kal

Bu, çekim yasası değil belki ama hayat yasası.


En çok sorulan soru: Para, aşk, sağlıkta çalışır mı?

Kısa cevap: Tek başına hayır.

  • Para için: Finansal alışkanlık değişmeden olmaz

  • Aşk için: Kendinle ilişkin düzelmeden olmaz

  • Sağlık için: Yaşam tarzı değişmeden olmaz

Ama zihin değişimi, bu dönüşümlerin kapısını aralar.


Ben ne düşünüyorum?

Kendi payıma konuşayım.

Ben çekim yasasını:

  • Ne tamamen kutsarım

  • Ne de çöpe atarım

Bunu bir farkındalık aracı olarak görürüm.

Hayatı değiştiren şey:

  • Niyet

  • Emek

  • Süreklilik

  • Gerçekçilik

Gerisi süs.


Son söz

Çekim yasası tek başına mucize değildir.
Ama insanın yönünü değiştirebilir.

Asıl soru şu:
Sen neye odaklanıyorsun?

Çünkü odaklandığın şey, er ya da geç büyür.


Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Diğer içeriklere de göz atın. Bu blog bağımsız bir platformdur ve desteklerinizle ayakta duruyor.
Bildirimleri açmayı unutmayın, yazılar kaçmasın.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar