Aşırı Düşünmeyi Azaltan 8 Etkili Yöntem

Aşırı Düşünmeyi Azaltan 8 Etkili Yöntem

Öyle günler olur ki yastığınıza kafanızı koyduğunuzda bile beyninizde dönüp duran düşünceler yüzünden uyuyamaz olursunuz.Sürekli aynı düşünceler beyninizde dönüp durur ve düşünmeyi durduramazsınız. Gereksiz, değiştiremediğiniz olay örgülerine kronik bir hal alan kafa yormalarınız bir süre sonra huzurunuzu kaçırmaya bile başlar. Fakat emin olun ki yalnız değilsiniz. Her insan hayatının mutlak bir evresinde bu durumla karşılaşır. Hayatın size getirdiği sürprizlere ve zorluklara karşı kendinizi çoğu zaman istemsizce hazırlamaya çalışırsınız. Mark Manson’un da dediği gibi ‘Güzel sorunlarla dolu bir yaşam ümit edin çünkü sorunsuz bir hayat yoktur.’

Düşünmek eğer işinizin bir parçası değilse ve örneğin evcil hayvanınıza ödül maması alsam mı, almasam mı, diye saatlerce düşünüyorsanız buna bir dur demenizin vakti gelmiş demektir. Bir süre sonra her şeyde endişeye kapılıp kararsız kalarak sürekli ekstra bir düşünme çabası içerisine girersiniz ve enerjinizi gereksiz harcama durumu yaratırsınız. Sürekli düşünerek yaşadığınız bu durum bir süre sonra ruhsal olarak hastalanmanıza, anksiyete ve depresyon semptomlarına dönüşebilir. Çok düşünmenin önüne geçebilmek için birkaç küçük ipucuna gelin birlikte göz atalım.

 

1.Düşüncelerinizin farkında olun! (Kötüyü Kov, İyiyi Çağır)

Günlük hayatımızda aklınızdan yüzlerce düşünce geçebilir. Bazılarını bilinçli düşünürken birden aklımızda beliren zihin düşmanı düşünceler de olabilir. Bu düşünceler bazı durumlarda hayatımıza olumlu etkiler yaratır ama çoğunlukla hayat enerji ve motivasyonunuzu azaltan şeylerdir ki bunlar kıskançlık, öfke, nefret gibi duygular üzerine olan düşüncelerdir. Bunun çoğunlukla sebebi aktif yaşamda bu tarz duyguların daha çok bastırılması ve dışa vurulamamasıdır.  En önemli nokta düşünceyi fark edebilmektir. Düşünceyi fark ettiğiniz noktada derin bir nefes alıp ne yapıyorsanız o an iki dakika bırakarak kendinize odaklanmalısınız. Mutluluğunuza hizmet etmeyen kötücül bir düşünce ise bir an önce onu düşünmeyi bırakmak için başka bir düşünceye geçme, yani düşüncelerinizin kontrolünü ele almanız gerekmektedir. Bu sayede hangi düşüncelerin gereksiz olduğunun farkına vararak, gereksiz bir konuda aşırı düşünmeyi en başından fark ederek bırakmış olursunuz. Korku ve strese yol açan olumsuz düşüncelerden bir olaya fiziksel olarak maruz kalmadıkça kaçınmaya çalışmalısınız.

 

2.Mükemmeliyetçiliği hayatınızdan çıkarın.

Mükemmeliyetçilik genel olarak kişinin kendisi ya da olaylara yönelik aşırı yüksek beklentiler koyması ve bu beklentilere ulaşma konusunda oldukça endişe duyması, dolayısıyla bunlarla ilgili kendine aşırı eleştirel yaklaşması durumudur. Aşırı düşünmeyi beraberinde getiren bu durum doğru yapılan şeyleri bile birden fazla defa gözden geçirmenize ve eylemlerin detaylarını gereksiz düşünmenize neden olur. Hatta genellikle bu kişiler doğru yaptığı şeylerden çok doğru yapmadığını düşündüğü şeylere daha çok odaklanır. Hiçbir düzen, eşya, eser vb. asla mükemmel değildir ve içi boş bu kavrama takılı kalmak sıkıntılara sebebiyet verir. Charles Bukowski harikulade düşünceler gerçek değildirler der. Özellikle ilişkilerde çok yaşanan bu durum için ben elimden gelen her şeyi yaptım diyebilmek adına kendinizi çok yorarsınız. Oysa ilişkiler karşılıklıdır. Kimseye gül bahçesi vaat etmeyin, gerekirse o gülleri birlikte dikersiniz.

 

3.Gerçekçi olun ve geçmişe takılı kalmayın.

Gerçeklere odaklanmak olayları olduğu gibi görebilmenizi ve objektif kararlar verebilmenizi sağlar. Geçmiş geçmişte kalmıştır, bugüne odaklanın.  Gerçeklere vakıf değilseniz onları öğrenmek için çaba harcayın, falcılık yaparak tahmin etmeye, sürekli düşünerek olasılıkları değerlendirmeye çabalamayın. Anı yaşayın ve gelecek kaygılarını küçük şeyler için bırakın. Geleceği zaten mantıklı sınırlar içerisinde planlayabilir ve hayatınızdaki ve ilişkilerinizdeki hedefleri belirleyebilesiniz. Çok fazla düşünmek, plan yapmak hiçbir zaman planlarınızın gerçekleşeceği anlamına da zaten gelmeyecektir. Hayat siz plan yaparken başınıza gelenler değil midir?

4.Başkalarına danışmaktan çekinmeyin.

Daha önce deneyimlemediğiniz başınıza gelen bir durum sonrasında çıkmaza girebilir ve sürekli bir karara varabilmek için düşünceler içinde kaybolabilirsiniz. Bazı durumlarda ise neden sonuç ilişkisini anlamlandırma konusunda başarısız da olabilirsiniz. Bu gibi durumlarda bir yakınınıza veya bir uzamana danışmaktan, ondan akıl almaktan çekinmeyin. Olaylara farklı bakış açıları ile bakan bir kişi sizi içinizde kaybolduğunuz noktada tekrar bulabilir. Günlerdir düşündüğünüz bir durumun ne kadar basit çözümleri olduğunu gördüğünüzde stres ve kaygılı geçen uykusuz gecelere çok üzülürsünüz.

5. Düşünmekten vazgeçemeyeceğiniz bir durumsa, düşüncelerinize zaman sınırı koyun.

Verilmesi gereken kararlar söz konusu ise ve kararları tartmanıza olanak sağlayan bilgilere de sahipseniz; düşüncelerinizi zamana yaymak yerine kendinize düşünce molaları verin ve bir zaman sınırı belirleyin. Bu şekilde bir düşünce olmadık zamanlarda aklınıza gelmeyecek ve onu günlük yaşamınızı etkilemeyecek şekilde erteleme fırsatına kavuşarak anın tadını çıkarabileceksiniz.

6. Bedensel ve zihinsel sağlığınız yerinde değilken hayatınızı değiştiren kararlara yol açan düşüncelerden kaçının.

Yorgunken, açken ya da mental olarak yorgunsanız karar vermenin ne kadar zor olduğunu mutlaka deneyimlemişsinizdir. Kendinizi iyi hissetmediğinizde düşüncelerden kaçınamıyorsanız bile kesinlikle karar vermeyin. Bu aynı şekilde, üzgün, kızgınken de aslında yapmayacağınız şeylere yapmanıza neden olan durumla aynıdır. Birden aklınıza bir düşünce gelir ve siz bu düşünceyi değerlendirmek istersiniz. Birinci maddede dediğimiz gibi düşüncelerin farkında olun. Şu an doğru zaman değil diyebilmeyi başarın. Örneğin yemek yiyeyim, biraz uyuyayım ya da ailemle biraz güzel zaman geçireyim daha sonra bunlara kafa yorarım diyebilmeyi kendinize öğretin.

7.Düşüncelerinizi yazıya dökün.

Düşünmekten kendinizi alamıyor ve başkaları ile de paylaşamadığınız için sürekli bir kısır döngü içine giren duygular yaşamaya başladıysanız, düşüncelerinizi yazıya dökerek içinizden atmayı deneyebilirsiniz. Bazen insan yapı itibari ile bir aktarım, paylaşım ihtiyacı hisseder. Sürekli aklınızdaki bir espriye gülmek gibi onu ne zaman değerlendirebileceğinizi düşünebilirsiniz ve unutmamak için o espriyi düşünmeye devam edersiniz. Düşünceleri yazıya dökmek onları sanki başka bir yerde saklamak gibidir. Beyninizden alır ve yazıya döker ve hatta okuduğunuzda olaylara ne kadar histerik yaklaştığınızdan tutun ne kadar haklı, haksız olduğunuza kadar farkında olabilmenizi sağlayabilir. Kötü düşünceleri içinizden atmak için etkili bir yöntem olan yazmak majör depresif bozukluk yaşayan kişilerde olumlu sonuçlar yaratarak kendisini kanıtlamıştır.

8.Bardağa dolu tarafından bakın.

Mutlu olduğumuzda ve hayata karşı olumlu baktığımız anlarda düşünme oranımızın daha çok azalır. İnsanlar çoğu zaman sorunlar veya olumsuz durumlar hakkında düşünür. Düşünülen kötücül durumlar eğer sonuçlanmamış endişeler içeriyorsa her zaman mutlu sonları hayal edin. Her zaman tabii ki peri masallarında yaşamayacağız lakin hayatın karşınıza çıkardığı engel ve olumsuzlukların da mutlaka bize gösterdiği, bize kattığı değerler vardır. Bu değerler sayesinde ileride yaşanılması muhtemel durumlarda gereksiz kaygılı düşüncelere girmenin, kendimizi strese sokmanın hiçbir yararının olmadığını deneyimlemiş olacaksınız. Umudunuzu yüksek tutun.

1 YORUMLAR

YORUM YAZ