Şehrin çok kalabalık bir yerinde...

Şehrin çok kalabalık bir yerinde...

Yokluğun cehennemin öbür adıdır

Üşüyorum kapama gözlerini…

Ahmed Arif

 

Şehrin çok kalabalık bir yerinde, kendimle baş başayken, o kalabalık hep bir ağızdan seni sordular bana, herkeslerden sakladığım sırrımı sordular, anlattım; dinle sen de;

     Seni sormamaları ne mümkündü bir kere, sen bende sırdın da, herkesi kuşatmıştın, herkese sen nazarıyla bakıyordum, dolmuşta senin adınla uzatıyordum ücreti, büfede sigara alırken adını söylüyordum. Ne zaman bir çift sevgili görsem yolun ortasında el ele, elimi uzatıyordum yukarıya, elimde yüzün vardı, görüyor muydu acaba diğer insanlar diye düşünüyordum. Devamlı seninle konuşuyordum, muhtemel dışarıdan bakınca kendimle konuşuyor gibi görünüyordum ve belki de kim bilir deliye çıkmıştı adım. Adın hep dilimdeydi, yürürken, otururken, çalışırken, uyumazdan önce, uykularımın ortasında adınla sıçrıyordum yataktan, uyuyamıyordum bir daha. Adının yanına başka adlar ekliyordum, sesli söylüyordum, bir türlü yakıştıramıyordum adının yanına başka ad. Sana dair yarım kalan yerlerime ait, zincirleme tamlamalarım vardı, tamlamalar bile yarım kalıyordu belli bir noktadan sonra. Yolda bir kedi görsem, gözlerini görüyor gibi oluyordum, kediye koşuyordum, kedi benden kaçıyordu, koşuyordum, nefesim kesiliyordu. Sen olsan sigarayı çoğalttın, bırak artık şu zıkkımı derdin, diyordun da işte duyuyordum. Deli bir öksürük gelip oturuyordu boğazıma, sensiz nefes alamıyor, yutkunamıyordum. Kilo da verdim gittiğinden beri, soranlara spor yapıyorum diyorum, öyle işte. Parklarda yanlarından geçtiğim ağaçların yapraklarında duyuyorum sesini, beraber oturduğumuz belediye bankında adını görüyorum, kim bilir kaçıncıya kazıdım bu banka adını, izlerinin üstünden tekrar geçiyorum. Gittiğin yollara sular döküyorum, yağmurlar yağdırıyorum yeri geliyor, sen gelmiyorsun. Susuyorum, belki diyorum daha önce bir şiirimde de dediğim gibi, belki sustukça sıra bana gelir. Kendi elimi tutuyorum diğer elimle, aynada gözlerime bakıyorum, tanımıyorum. Hâlim hatırım kalmadı, soranım da yok zaten. Adım attığım yerde ayak izlerine denk geliyorum her seferinde, ayak izlerinden yürüyorum. Cehenneme götürseler giderim. Takip ediyorum, dolanıp duruyorum hep aynı yerde.

Kalabalıklara karışıyorum her seferinde, hep aynı terane, bir uğultu, bir kargaşa ve o kargaşanın içinde de bulup çıkarabiliyorum seni suyun üstüne. Sen yokken de senleyim bu devr-i alemde.

     Herkes, her şey seni anıyor buralarda, herkese ezberlettim güzelliğini. Güzelliğine aşina olmayan yerlerini yeşile boyuyorum bu kentin, daha çok sana benzetiyorum, iyice sana bezeniyor koca şehir. Bir şiir söylüyor şairin biri bir tenhada. Şiirin mısralarının düştüğü yerde sesini yakalıyorum, sesinde yankılanıyorum. Üşüyorum, bilmediğim iklimlere düşüyorum. Bütün şehri arşınlıyorum, arştan arza, afaktan enfüse, baştan ayağa, sağdan sola, her şekilde yokluğunda buluyorum seni, yokluğundan tanıyorum. Sensizliğin de bir adı olmalıydı deyip, yeniden düşüyorum yollara, bir şaire bir şiir ezberletiyorum. Bir peygambere yeni bir din getirmesini tembihliyorum. Hayyam’a şarap götürüyorum, Yunus’u buluyorum, ona da birkaç bir şey söyledikten sonra, göğe çıkıyorum. Cebrail’i bulup dertleşiyorum, bir o anlıyor hâlimden. Seni bulmadığım yer yok gibi, her şeyde ve her zerrede buluyorum, konuşuyorum dertleşiyorum. Adının yanına yeni anlamlar koymama gerek yok, anlamların yanına adını koyuyorum daha da anlamlı kılıyorum bütün anlamları. Mesela bir güle seni anlatıyorum dikenlerinden vazgeçiyor, diyor dikensizim bundan böyle, dikensiz gül olmaz deme, senden önceydi hep bunlar. Senden önce ve senden sonradır artık zaman kavramları, İsa’ya da anlattım dert etme. Bundan sonra senin doğum tarihindir milat. Cebrail, anlat onlara lütfen!

Sana, seni anlatır gibi anlatıyorum işte, anlatım bozuklukları içindeyim, anlamıyorsun…

     Baktığım her yerde yüzünü görüyorum, duyduğum her ses senin sesin, bu hâli nasıl anlatsam daha. Bazen susmak lazım, zaten tam manasıyla kim anlatabilmiş ki aşkı, susuyorum…

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ